Salvador Dali Sergisi

Geçtiğimiz cumartesi Salvador Dali’nin Tophane-i Amire sergisine gittik, aslında sergi başladığından beri gitmek istiyordum ama böyle sondan bir önceki gününe ancak gidebildim. Sergiden gözlemlerim:

“Ben sürrealizmin ta kendisiyim.” – Salvador Dali

Dali’nin 121 eseri yer alıyordu sergide ve gezerken bir insanın içinde, beyninde nasıl bu kadar çok şey barınır şaşırıyorsunuz. Bu nasıl bir mikrop, nasıl bir şizofreni demekten alamadım kendimi…

“Düşmanlarımın, arkadaşlarımın ve halkın resimlerime aktardığım imgelerin anlamını çözemediklerini söylemeleri bence son derece anlaşılır bir durum. Onları yapan kişi olarak ben bile anlayamazken, başkaları nasıl olur da bu imgeleri anlamayı umabilir.”  der Dali… Yani onu anlama çabası boşuna, gerçekten çok karmaşık eserleri var çünkü. Şu meşhur Eriyen Saatleri için dünya kadar yorum yapan eleştirmenlere “Ağzımda eriyen peynirden esinlendim.” diye cevap verip onları şaşırtacak kadar da basit aslında…

Sergi 3 bölümden oluşuyor: Sürrealizmin İzleri, İlahi Komedya, Gala’yla Akşam Yemeği..

İlahi Komedya bölümünde isminden de tahmin edileceği üzere çok fazla Dante tasviri mevcut:

Gala ise sevgilisi.  Hatta bu resmin ismi “Ben Gala’yı yerim.”di :)

Bunun dışında krallığa dair ögeler, yumurtalar, kelebekler, şeytan – melek – canavar figürleri, uzun bacaklar, yemekler, rüyalar ve ruhani simgeler Dali’nin kullandığı diğer imgeler… Gala ile akşam yemeği eserlerinde ise kraliyet izleri görmek mümkün. Dali Katalan olmasına rağmen İspanyol kralının destekçisiymiş. Öyle ki ölürken son sözü “Yaşasın İspanya, yaşasın İspanyol kralı.” olmuş.

Yine Dante… İlahi Komedya…

Bu da sürrealizmin izlerinden…

ARAF
Deniz kıyısındaydık biz yine
gideceği yol aklından çıkmayan
yüreğiyle yürüyüp bedeniyle duran
bir yolcu gibi…


Hamiş: Sergiyle ilgili bir sitem… Herkes daha sonra ne yapacaklarını bilmediğim bir şekilde eserlerin fotoğraflarını çekiyordu. Üstelik her yerde de “Yoğunluk sebebiyle fotoğraf çekmeyiniz.” yazıyordu. Çok merak ediyorum, resimler çıplak bir şekilde tuvalde olsaydı da böyle mi olacaktı, kontrol edilecek miydi?
Son olarak, ben sergiyi pek beğendim mutlaka gidin demek isterdim, lakin sergi geçtiğimiz pazar günü sona erdi. Umuyorum, Dali’yi ve karmakarışık dışavurumlarını tekrar misafir ederiz İstanbul’da…

Maçka Dergisi Dijimecmua’da

Senede iki kere çıkardığımız dergimiz Maçka,derginin basılı haline ulaşamayanlar için aynı zamanda dijimecmua’da. Tek yapmanız gereken Maçka Dergisi’nin sayfasına gitmek ve sayılarımızı online olarak okumaya başlayabilirsiniz.


Maçka Dergi Buluşması

19/04/2011 Salı günü Dergi toplantısında buluştuk. Maçka’nın çıkmak üzere olan 27. sayısıyla ilgili gelişmeleri ve Maçka yayın grubu olarak geride bıraktığımız dönemi değerlendirdik. Ayrıca önümüzdeki dönem için birkaç görev değişikliğine gittik. Ecenur Doğan, Faruk Çetiner ve Ufuk Balcı, Kaçma Dergisi editörlüğünden ayrılırken Merve Çeliker ve Erhan Kaya, yeni Kaçma editörlerimiz oldu. Dergi buluşmasında yer alan herkese teşekkür ediyor, yeni dönemin Maçka ve Kaçma için güzel geçmesini diliyoruz.

Maçka 26 Çıktı !

Maçka Dergisi’ nin 26. sayısı çıktı.

Dergimize İTÜ İşletme Mühendisliği Kulübü’nden ulaşabileceğiniz gibi

Maçka, en yakın zamanda internet ortamında da yayına sunulacaktır.